GTÜ’de yapay zekânın fırsatları ve riskleri konuşuldu
GTÜ’de yapay zekânın fırsatları ve riskleri konuşuldu
GTÜ’de yapay zekânın fırsatları ve riskleri konuşuldu
Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ), “Yapay Zekâ: İyisi, Kötüsü ve Oyun Değiştiren Gücü” başlıklı uluslararası seminere ev sahipliği yaptı. GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi ile GTÜ Bilim İletişimi Ofisinin katkılarıyla düzenlenen program, 30 Eylül’de üniversitenin Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Sinan Akgül’ün açılış konuşmasıyla başlayan seminere GTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Damla Arısan, enstitü ve fakülte yöneticileri, akademisyenler ve üniversite öğrencileri katıldı. Pendik Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden 50 öğrenci de programı takip etti. GTÜ’nün yapay zekâ teknolojilerine ilişkin toplumsal farkındalığı artırma hedefi doğrultusunda düzenlenen seminer, farklı yaş ve deneyim gruplarını aynı salonda buluşturdu. Lise öğrencilerinden üniversite gençliğine, akademisyenlerden uzun yıllara dayanan araştırma deneyimine sahip bilim insanlarına kadar geniş bir katılımcı kitlesinin yer aldığı programda, yapay zekânın bugünü ve geleceği farklı yönleriyle ele alındı.

İNSAN VE MAKİNE ZEKÂSININ YENİ DÖNEMİ
Seminerin davetli konuşmacısı Imperial College London Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve BASIRA Laboratuvarı Direktörü Doç. Dr. Islem Rekik oldu. Yapay zekânın sağlık, eğitim, yaratıcılık, medya ve kişisel mahremiyet alanlarındaki etkilerini anlatan Rekik, insan zekâsı ile makine zekâsının birlikte çalıştığı yeni bir dönemin başladığını söyledi. Yapay zekânın çalışma biçimlerini, düşünce yapısını, inovasyon süreçlerini ve problem çözme yöntemlerini köklü biçimde dönüştürdüğünü belirten Rekik; üretken yapay zekâ modellerinin ve algoritmaların ulaştığı seviyeye ilişkin örnekler paylaştı. Rekik ayrıca 2024 Nobel Ödülleri kapsamında yapay zekâ alanındaki gelişmelerin gördüğü ilgiyi hatırlatarak, algoritmaların birbiriyle etkileşim kurabilen ve karmaşık bilimsel problemlerin çözümüne katkı sunabilen yapılara dönüştüğünü ifade etti. Doç. Dr. Rekik, yöneticiliğini yaptığı BASIRA Laboratuvarında yürütülen beyin haritalama ve nörobilim odaklı çalışmalara ilişkin bilgiler de verdi. Manyetik rezonans görüntüleme verilerinin makine öğrenmesi algoritmalarıyla incelenmesi sayesinde beynin farklı bölgeleri arasındaki bağlantı ağlarının çözümlenebildiğini aktaran Rekik, bu yöntemlerin nörogelişimsel süreçlerin izlenmesi ve karmaşık örüntülerin belirlenmesinde önemli sonuçlar sunduğunu kaydetti. Yapay zekâ destekli analizlerin kişiselleştirilmiş klinik tedavilerin geliştirilmesine de katkı sağlayabileceğini belirten Rekik, sağlık alanındaki dönüşümün hızla devam ettiğine dikkat çekti. Seminerde yapay zekânın sunduğu teknolojik imkânların yanında veri mahremiyeti, etik sınırlar ve insan denetiminin korunması gibi kritik başlıklar da değerlendirildi. Yapay zekâ sistemlerinin insan odaklı ve sorumlu bir anlayışla geliştirilmesinin öneminin vurgulandığı program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.