Tek kelime ile RE-ZA-LET
Tek kelime ile RE-ZA-LET
Tek kelime ile RE-ZA-LET
Tuzla’dan başlayıp Çayırova, Darıca ve Gebze’ye kadar yayılan ağır koku, 29 Eylül Salı akşamı yüz binlerce insanın gecesini zehir etti. Pencereler kapandı, vatandaşlar sosyal medyadan “nefes alamıyoruz” diye ses yükseltti. İlk incelemeler kanalizasyon hattına kaçak deşarjı işaret ediyor. Ancak olayın üzerinden saatler geçmesine rağmen en temel soru hâlâ ortada duruyor: Dört ilçenin insanı o gece ne soludu?
29 Eylül Salı akşamı Tuzla, Çayırova, Darıca ve Gebze’de yaşananları sıradan bir “kötü koku şikâyeti” olarak geçiştirmek mümkün değil. Akşam saatlerinden itibaren kilometrelerce geniş bir alanda hissedilen ağır koku insanların evlerine kadar girdi. Vatandaşlar camlarını kapattı, dışarı çıkmaktan çekindi; sosyal medyada çok sayıda kullanıcı kokunun evlerin içine dolduğunu ve nefes almakta zorlandığını yazdı. Saatler boyunca aynı soru soruldu: Bu koku neydi? Daha da önemlisi: İnsanlar ne soluyordu?
İLK ŞİKÂYETLER 19.30-20.00 SIRALARINDA BAŞLADI
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün açıkladığı bilgilere göre belediyeye ilk yoğun şikâyetler 29 Eylül akşamı saat 19.30-20.00 sıralarında Orta ve Şifa mahallelerinden ulaştı. Belediyenin koku denetim aracı ve ekipleri sahaya çıktı. Yapılan ilk kontrollerde Orta Mahalle’deki kanalizasyon hattına kaçak deşarj yapıldığı tespit edildi. Tuzla Belediyesi’nin ilk değerlendirmesine göre deşarj kanalizasyon sistemi içerisinde Orta Mahalle’den Şifa Mahallesi’ne, ardından sahil hattı ve İSKİ arıtma tesisi yönüne ilerledi. Deşarjı yapan kişi ya da kişilerin belirlenmesi amacıyla İlçe Emniyet Müdürlüğü ile çalışma başlatıldığı açıklandı. Yani ortada yalnızca kötü kokan bir kanalizasyon kapağı yok. Yetkililerin açıklamasına göre ortada, kanalizasyon sistemine kaçak şekilde bırakılmış bir atık var. Fakat kamuoyunun bilmek istediği asıl şey hâlâ açıklanmış değil: O atığın içinde ne vardı?

BİR VİDANJÖR İDDİASI
Tuzla Belediye Başkanı Bingöl daha sonra yaptığı açıklamada, kaçak deşarjın bir vidanjör tarafından kanalizasyon kapaklarının kırılması suretiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Sorumlu kişi veya kişilerin belirlenmesi için inceleme sürüyor. Ancak şu aşamada fail veya failler konusunda kesinleşmiş ve kamuoyuna açıklanmış bir sonuç bulunmuyor. Bu nokta son derece önemli. Çünkü mesele artık yalnızca “kötü koku” meselesi değil. Eğer bir araç kanalizasyon sistemine ne olduğu henüz açıklanmayan bir atığı bırakabiliyor ve bunun kokusu Tuzla sınırlarını aşıp Çayırova, Darıca ve Gebze’ye kadar ulaşabiliyorsa, ortada cevaplandırılması gereken çok daha büyük bir denetim ve kamu güvenliği sorunu var.
DARICA: DOĞAL GAZ DEĞİL
Koku Darıca’da da paniğe yol açtı. Darıca Belediyesi yaptığı açıklamada, ilk kontrollerde kokunun İstanbul tarafından geldiğinin, Tuzla, Çayırova ve Gebze’nin çeşitli mahallelerinde de hissedildiğinin ve doğal gaz kaynaklı olmadığının tespit edildiğini duyurdu. Belediye, saha çalışmalarında kokunun Tuzla yönünde yoğunlaştığının değerlendirildiğini ve kesin kaynağın tespiti için takip ve ölçümlerin sürdüğünü açıkladı.
GEBZE BELEDİYESİ DE AYNI YÖNÜ İŞARET ETTİ
Gebze Belediyesi de ilçenin bazı mahallelerinde hissedilen koku nedeniyle ekiplerin ve ilgili kurumların sahada çalıştığını duyurdu. Belediyenin açıklamasında, ilk incelemelerde kokunun İstanbul yönünden geldiği, Tuzla, Çayırova ve Darıca’da da hissedildiği ve doğal gaz kaynaklı olmadığı belirtildi. Ölçüm ve incelemelerin devam ettiği, sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi. Peki aradan geçen bunca saatin ardından vatandaşın elinde ne var? “Koku doğal gaz değil.” “Koku İstanbul yönünden geliyor.” “Kaçak deşarj tespit edildi.” “İnceleme sürüyor.” İyi de vatandaşın asıl sorduğu bu değil. O gece ne soluduk?
ÇAYIROVA KOKUNUN TAM ORTASINDA KALDI
Kokunun yoğun hissedildiği ilçelerden biri de Çayırova oldu. Vatandaşlardan yoğun ihbarlar geldiği ve kokunun çeşitli bölgelerde hissedildiği haber kaynaklarına yansıdı. Ancak 30 Eylül öğleden sonra itibarıyla Çayırova Belediyesi’nin bu olaya ilişkin, Gebze ve Darıca’daki açıklamalar benzeri ayrı ve ayrıntılı bir kamuoyu duyurusuna kamuya açık kaynaklarda ulaşılamadı. Üstelik Çayırova için koku meselesi yeni bir başlık da değil. Çayırova Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda, ilçenin karşı karşıya olduğu çevresel sorunlar arasında açıkça “Tuzla Deri Sanayi Bölgesi’ne yakın olmanın getirdiği çevre ve koku sorunları” ifadesi yer alıyor. Yani bölgenin koku problemi kurumların dahi yabancısı olduğu bir sorun değil.

FATİH DEVLET HASTANESİ İDDİASI TEYİT BEKLİYOR
Gece boyunca kokudan etkilenen bazı vatandaşların sağlık kuruluşlarına, özellikle Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne başvurduğu yönünde bilgiler de dile getirildi. Ancak 30 Eylül itibarıyla Gebze Fatih Devlet Hastanesi, Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü veya başka bir resmî sağlık makamı tarafından 29 Eylül’deki koku olayına bağlanan hasta başvurularının sayısı konusunda kamuoyuna açıklanmış doğrulanabilir bir veri bulunmuyor. Ancak sosyal medyada insanların nefes almakta zorlandıklarını dile getirmesi bile sağlık boyutunun ciddiyetle ve şeffaf biçimde açıklanmasını zorunlu kılıyor. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü’nün de kamuoyuna açık biçimde, “Bu olay nedeniyle sağlık kuruluşlarına kaç kişi başvurdu, hangi şikâyetlerle başvurdu?” sorularına yanıt vermesi gerekiyor.
“KOKU GEÇTİ” DEMEK YETMEZ
Sabah oldu. Koku büyük ölçüde dağıldı. Ama mesele bitmedi. Çünkü havaya karışıp insanların evlerine kadar ulaşan bir kokunun yalnızca kaynağını değil, içeriğini ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerini de bilmek gerekiyor. Dört ilçede yaşayan insanların bilmek istediği şey son derece basit:
Ne soluduk?
Bu madde neydi?
Ölçüm yapıldı mı?
Hangi maddeler tespit edildi?
Hava kalitesi hangi seviyelere çıktı?
Herhangi bir sağlık riski oluştu mu?
Kaçak deşarjı yapan araç bulundu mu?
Sorumlular hakkında hangi işlem yapıldı?
Ve böylesi bir olayın bir daha yaşanmaması için ne yapılacak?
Bir gecede Tuzla’dan Çayırova’ya, Darıca’dan Gebze’ye kadar insanların kapısını penceresini kapattıran; vatandaşın “nefes alamıyoruz” diye sosyal medyaya koştuğu bir olayın ardından kamuoyuna birkaç satırlık “incelemeler sürüyor” açıklaması yetmez. Numune sonuçları açıklanmalı. Atığın ne olduğu açıklanmalı. Sorumlular bulunmalı. Sağlık başvuruları varsa açıklanmalı. Ve bu deşarjın nasıl yapılabildiğinin hesabı kamuoyuna verilmelidir. Çünkü 29 Eylül 2026 gece yaşananların adı yalnızca “kötü koku” değil. Dört ilçede yaşayan insanların, ne soluduğunu bilmeden evlerine kapanmak zorunda kalması başlı başına kabul edilemez bir tablo. Tek kelimeyle: RE-ZA-LET.
HABER MERKEZİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.