Halil YAVUZ
Köşe Yazarı
Halil YAVUZ
 

Apartmanda aidatını ödemeyen komşuya karşı ne yapılabilir?

Geçtiğimiz günlerde bir okuyucumdan şöyle bir soru geldi: “Oturduğumuz apartmanda bazı komşular uzun süredir aidatlarını ödemiyor. Bu nedenle apartmanın ortak giderleri düzenli karşılanamıyor. Aidatını ödeyen birkaç kişi olarak biz mağdur oluyoruz. Apartman yönetimi aidatını ödemeyen kişiler hakkında nasıl bir işlem yapabilir? Apartman ve site yaşamında en sık karşılaşılan sorunlardan biri maalesef aidatların zamanında ödenmemesidir. Ortak yaşamın devam edebilmesi için asansör bakımı, merdiven temizliği, bahçe düzenlemesi, güvenlik hizmetleri, ortak alan elektrik ve su giderleri gibi birçok harcamanın düzenli şekilde karşılanması gerekir. Ancak bazı kat maliklerinin aidatlarını ödememesi, yükün diğer kat maliklerinin üzerine kalmasına neden olmaktadır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki aidat ödemek bir tercih değil, kanundan doğan bir yükümlülüktür. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine göre her kat maliki, ortak giderlere ve yönetim planında belirlenen avans paylarına katılmak zorundadır. Bir kat maliki; “Ben asansörü kullanmıyorum.”, “Zemin katta oturuyorum.”, “Yılın büyük bölümünü köyde geçiriyorum, bu evimi kullanmıyorum.” ya da “Bahçeden faydalanmıyorum.” gibi gerekçeler ileri sürerek aidat ödemekten kaçınamaz. Çünkü ortak giderlere katılma yükümlülüğü, ortak alanlardan fiilen yararlanılıp yararlanılmadığına göre değil, kat maliki olunmasına göre belirlenmiştir. Ortak yaşamın sürdürülebilmesi ve apartmanın düzeninin korunabilmesi için her kat malikinin bu giderlere katkı sağlaması yasal bir zorunluluktur. Peki aidatını ödemeyen kat malikine karşı nasıl bir yol izlenebilir? Öncelikle apartman yönetimi tarafından borcun yazılı olarak hatırlatılması ve ödeme talebinde bulunulması faydalı olacaktır. Buna rağmen ödeme yapılmıyorsa, yönetim doğrudan icra takibi başlatabilir. Aidat alacağının tahsili için mutlaka dava açılması zorunlu değildir. İcra takibi uygulamada en çok başvurulan hukuki yollardan biridir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi gereğince aidat borcunu süresinde ödemeyen kat maliki, geciken süre için aylık %5 gecikme tazminatı ödemekle de yükümlüdür. Bu hak doğrudan kanundan kaynaklanmaktadır. Ayrıca gecikmenin sürekli hâle gelmesi durumunda oluşan zararların tahsili için de yasal yollar açıktır. Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da ortak giderlerin apartman yaşamının vazgeçilmez unsuru olduğu vurgulanmaktadır. Kat malikleri, ortak alanlardan yararlanmadıklarını ileri sürerek aidat ödeme yükümlülüğünden kurtulamazlar. Usulüne uygun şekilde belirlenen aidatların icra yoluyla tahsil edilebileceği ve ortak giderlere katılmanın yasal bir zorunluluk olduğu istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Bir başka yanlış bilinen konu ise aidat borcundan yalnızca kiracının sorumlu olduğu düşüncesidir. Oysa ortak giderlerden doğan asli sorumluluk kat malikine aittir. Kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde yönetim, bağımsız bölümü kullanan kiracıya da başvurabilir. Ancak nihai sorumluluk kat malikindedir. Sonuç olarak; aidatların zamanında ödenmesi yalnızca apartmanın giderlerinin karşılanması anlamına gelmez. Aynı zamanda komşuluk hukukunun, ortak yaşam kültürünün ve taşınmazın değerinin korunmasının da temel şartlarından biridir. Kanun, aidatını düzenli ödeyen kat maliklerini korumakta ve ödeme yapmayanlara karşı yönetime önemli hukuki haklar tanımaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına hem yöneticilerin hem de kat maliklerinin hak ve sorumluluklarını bilmelerinde büyük fayda vardır. Sorularınızı ve görüşlerinizi halilyavuz@gmail.com adresime gönderebilirsiniz. Sağlıklı, huzurlu ve güzel bir hafta diliyorum.
Ekleme Tarihi: 26 Temmuz 2026 -Pazar

Apartmanda aidatını ödemeyen komşuya karşı ne yapılabilir?

Geçtiğimiz günlerde bir okuyucumdan şöyle bir soru geldi: “Oturduğumuz apartmanda bazı komşular uzun süredir aidatlarını ödemiyor. Bu nedenle apartmanın ortak giderleri düzenli karşılanamıyor. Aidatını ödeyen birkaç kişi olarak biz mağdur oluyoruz. Apartman yönetimi aidatını ödemeyen kişiler hakkında nasıl bir işlem yapabilir?

Apartman ve site yaşamında en sık karşılaşılan sorunlardan biri maalesef aidatların zamanında ödenmemesidir. Ortak yaşamın devam edebilmesi için asansör bakımı, merdiven temizliği, bahçe düzenlemesi, güvenlik hizmetleri, ortak alan elektrik ve su giderleri gibi birçok harcamanın düzenli şekilde karşılanması gerekir. Ancak bazı kat maliklerinin aidatlarını ödememesi, yükün diğer kat maliklerinin üzerine kalmasına neden olmaktadır.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki aidat ödemek bir tercih değil, kanundan doğan bir yükümlülüktür. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine göre her kat maliki, ortak giderlere ve yönetim planında belirlenen avans paylarına katılmak zorundadır. Bir kat maliki; “Ben asansörü kullanmıyorum.”, “Zemin katta oturuyorum.”, “Yılın büyük bölümünü köyde geçiriyorum, bu evimi kullanmıyorum.” ya da “Bahçeden faydalanmıyorum.” gibi gerekçeler ileri sürerek aidat ödemekten kaçınamaz. Çünkü ortak giderlere katılma yükümlülüğü, ortak alanlardan fiilen yararlanılıp yararlanılmadığına göre değil, kat maliki olunmasına göre belirlenmiştir. Ortak yaşamın sürdürülebilmesi ve apartmanın düzeninin korunabilmesi için her kat malikinin bu giderlere katkı sağlaması yasal bir zorunluluktur.

Peki aidatını ödemeyen kat malikine karşı nasıl bir yol izlenebilir? Öncelikle apartman yönetimi tarafından borcun yazılı olarak hatırlatılması ve ödeme talebinde bulunulması faydalı olacaktır. Buna rağmen ödeme yapılmıyorsa, yönetim doğrudan icra takibi başlatabilir. Aidat alacağının tahsili için mutlaka dava açılması zorunlu değildir. İcra takibi uygulamada en çok başvurulan hukuki yollardan biridir.

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi gereğince aidat borcunu süresinde ödemeyen kat maliki, geciken süre için aylık %5 gecikme tazminatı ödemekle de yükümlüdür. Bu hak doğrudan kanundan kaynaklanmaktadır. Ayrıca gecikmenin sürekli hâle gelmesi durumunda oluşan zararların tahsili için de yasal yollar açıktır.

Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da ortak giderlerin apartman yaşamının vazgeçilmez unsuru olduğu vurgulanmaktadır. Kat malikleri, ortak alanlardan yararlanmadıklarını ileri sürerek aidat ödeme yükümlülüğünden kurtulamazlar. Usulüne uygun şekilde belirlenen aidatların icra yoluyla tahsil edilebileceği ve ortak giderlere katılmanın yasal bir zorunluluk olduğu istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.

Bir başka yanlış bilinen konu ise aidat borcundan yalnızca kiracının sorumlu olduğu düşüncesidir. Oysa ortak giderlerden doğan asli sorumluluk kat malikine aittir. Kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde yönetim, bağımsız bölümü kullanan kiracıya da başvurabilir. Ancak nihai sorumluluk kat malikindedir.

Sonuç olarak; aidatların zamanında ödenmesi yalnızca apartmanın giderlerinin karşılanması anlamına gelmez. Aynı zamanda komşuluk hukukunun, ortak yaşam kültürünün ve taşınmazın değerinin korunmasının da temel şartlarından biridir. Kanun, aidatını düzenli ödeyen kat maliklerini korumakta ve ödeme yapmayanlara karşı yönetime önemli hukuki haklar tanımaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına hem yöneticilerin hem de kat maliklerinin hak ve sorumluluklarını bilmelerinde büyük fayda vardır.

Sorularınızı ve görüşlerinizi halilyavuz@gmail.com adresime gönderebilirsiniz. Sağlıklı, huzurlu ve güzel bir hafta diliyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gebzehurses.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.