Bir okuyucum geçtiğimiz günlerde aradı ve “Kira sözleşmesini imzaladık ama sonra bize daha uygun başka bir ev bulduk. 14 gün içinde cayma hakkımız olduğu söylendi, bu bilgi doğru mu?” şeklinde bir soru yöneltti. Açıkçası bu soru zaman zaman bana geliyor ve sosyal medyada ya da kulaktan kulağa yayılan bilgiler birçok kişiyi yanıltıyor. Bu nedenle konuyu bugün köşeme taşımak istedim.
Hemen belirteyim: Türk hukukunda konut ve işyeri kira sözleşmeleri için genel bir 14 günlük cayma hakkı bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi, taraflarca imzalandığı anda geçerlilik kazanır ve hukuki sonuç doğurur. Yani sözleşme imzalandıktan sonra, herhangi bir gerekçe göstermeden “vazgeçtim” demek, sözleşmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Peki bu 14 gün meselesi nereden çıkıyor? Bu kavram, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da düzenlenen mesafeli sözleşmelerden geliyor. İnternetten yapılan alışverişlerde, telefonla kurulan satışlarda ya da kapıdan satışlarda tüketiciye 14 gün içinde cayma hakkı tanınıyor. Ancak kira sözleşmeleri, kural olarak bu tür tüketici işlemleri arasında yer almaz. Bu yüzden kira sözleşmelerine otomatik olarak uygulanacak bir cayma süresinden söz edemeyiz.
Bazı özel durumlarda konu tartışmalı hâle gelebilir. Örneğin kiracı, evi hiç görmeden, tamamen internet üzerinden ve bir emlak firması ya da dijital platform aracılığıyla sözleşme imzalamışsa, işlemin mesafeli sözleşme sayılıp sayılmayacağı hukuki değerlendirme gerektirir. Ancak bu hâl bile kiracıya kesin ve tartışmasız bir cayma hakkı tanımaz. Her somut olay, kendi şartları içinde değerlendirilir. Uygulamada sık yapılan bir başka hata da, cayma ile fesih kavramlarının karıştırılmasıdır. Kiracı anahtarı teslim almışsa, evi fiilen kullanmamış olsa bile kira ilişkisi başlamış kabul edilir. Bu aşamadan sonra sözleşmeden çıkış, cayma değil fesih yoluyla olur. Kiracı sözleşmeyi feshedebilir; ancak ev sahibi, makul bir süre için kira bedeli talep edebilir. Mahkeme uygulamalarında bu makul süre çoğu zaman bir ya da iki ay olarak kabul edilmektedir.
Sonuç olarak; kira sözleşmelerinde sıkça dile getirilen 14 günlük cayma hakkı doğru değildir. Bu yanlış bilgiye güvenerek imza atan ya da imzadan sonra hiçbir sorumluluğu olmadığını düşünen kişiler, ileride ciddi hukuki ve maddi sorunlarla karşılaşabilir. Kira sözleşmesi, basit bir alışveriş işlemi değildir. Atılan imza, taraflara önemli yükümlülükler getirir. Bu nedenle hem kiracıların hem de ev sahiplerinin, sözleşme imzalamadan önce şartları dikkatle okuması ve mümkünse hukuki destek alması, sonradan yaşanacak sorunların önüne geçecektir.
Güzel bir hafta dilerim.